Size çok samimi sözlüyorum grip olmak için afedersiniz kıçımı yırttım. Nedendir bilinmez, grip olmak hoşuma gidiyor. Bunlar hep ayakta atlattığımdan.
Tabii bazı şeylere de katlanmak zorunda kaldım. Bkz: Burun silmek, Tylolhot içmek, ÖKSÜRMEK! Bu son yazdığım beni intihara sürüklüyordu.

Öksüren insanlardan nefret ederim. Ama hani sürekli ve rahatsız edici şekilde olanlardan. "E sen hiç öksürmüyor musun?" İnsanız, öksürüyoruz herhalde. Seni rahatsız ediyosa çok ciddi söylüyorum gel ağzımı gözümü patlat, hakkındır.
Neyse, konu o değil. Okuma saatindeyiz. Çok güzel, etraf sessiz falan ama beni tuttu felaket bir öksürük. Aman Allah'ım! Tutuyorum kendimi gürültü yapmayayım diye ama yok. Artık gözlerimden yaşlar boşanıyor. En sonunda izin aldım, gittim lavaboya öksürdüm geldim. Haaaala yok yaa, öksürüyorum. O 40 dakika nasıl geçti bir de bana sorun.
Ertesi gün Öykü'yle hastaneye gittik. Yok yok, grip için değil. Cildiye ve psikiyatr için. Aylaaardır bir alerji testi yaptırmam gerekiyordu. Sonunda gideyim hepsini birden halledeyim dedim. Alerji testi için gün aldık, psikiyatra da validelerimizle gelmemiz gerekti.
Efenim geldik psikiyatra. Burayı anlatmam, ı-ı.
Alerji testimi yaptırdım. Toza karşı bi' sıkıntım yok ama benim kol oldu "çeşit çeşit desen desen nasıl istersen!"
Kendimi şımartayım da gidip bir yığın çikolata alayım dedim. Yalnız günlerdir canım nasıl et ve çikolata çekiyor. Yok böyle bi' şey! Gittim hem mis gibi etimi aldım hem de çüklotlarımı.
Psikolojik mi bilmem ama çüklotları mideye indirdim, dershaneye gidiyorum. Ay nasıl coşkuluyum, nasıl heyecanlıyım. Hoplaya zıplaya gidiyorum resmen dershaneye. Dedim herhalde bu çüklotlar mutluluk hormonlarımı tetikledi. Psikolojik msikolojik. Bakın kaç gün oldu haaala o enerji var üstümde yahu!
Hala gribim. Sesim travesti Mükremin ağabey gibi. Görünümüm Safinaz'ın eltisi... :(((
Sulandırıp sulandırıp Tylolhot yapıyorum kendime.

Peçete de önünde kazasker gibi duruyor, bense defterdar. .s.s:S
Aslına bakarsanız hiçbir şeyim yok. Sadece akan burnumu çekmek sinirimi bozuyor.
Neyse ki evde kimse yok, çok özgürüm şu anda. Hapşırsam da öksürsem de "Yeter be artık!" diyen kimse yok Allah'ım!
Fakat şöyle bir sorun var ki dişlerimi fırçaladım, canım çikolata çekti.
Şimdi şu görüntüyü görüp yememek ne demek ha ne demek!
Evet, yine ben. Tamam, belki beklemiyordunuz, belki de şu an tek bir Allah'ın kulu takip etmiyor şu blogu. Ama olsun. Ben burda raaaaadım.
Sık sık yazamıyorum yazın yazdığım gibi. Bilirsiniz, okul-dershane falan fıstık. Anlayacağınız ben de yoğun olabiliyorum.
Tam tarihi hatırlamıyorum ama geçen haftadan bir gündü sanırım... Dedim "Valide kalk gidelim şu hızlı okuma kursuna." Zoraki adresi bulup gittik. Halbuki çok kolay yerdeymiş yahu!
Birtakım testlerden geçmem gerekiyordu. Ben de sanıyorum metin, tekerleme bi' şey okutacak. OKUTMADI! Gözlerimi kapatıp bikaç şey hayal ettirdi. Aynı zamanda şakalar, iltifatlar. E adamın müşteri kazanmak için geliştirdiği teknik bu. Yaşlıca, düşüncelerim kadar çarpık dişleri, güleç suratı, nur yüzlü amcamız. Daha tasvir edilecek çok özelliği var da abartmayalım değil mi? Her şey hoş güzel de cak cuk öpmeleri, sarılmaları... Benden çok annem huylandı. Ücreti öğrendik çıktık. Ücret önemli tabi. Gitmek de gerek aslında. Yararlı bi' şey en nihayetinde. Sanırım ertelendi bu iş.
Asla unutamayacağım bir şey var ki bize ikram ettiği "Çokkolata"lar. Ben de safım ya, sanıyorum ki bu işletmeye özel bi' marka. Nerdeeeee! Görüşmeden bikaç gün sonra BİM'e gittim. E gittim tabi canım ne var bunda. Çoğu ürünü güzel. Marka da ayrıca! Neyse, konumuz bu değil. Baktım ki koli koli ÇOKKOLATALAR! İşte o anda hayallerim yıkıldı gitti... Yalnız yemedim ha, hala duruyor, duracak!


Ufaktan kış da hissettirdi kendini. Gelmişiz Ekim ayına yeni hissettiriyor. Beyaz tenli olmak o kadar acı verici ki... Bir tek bende mi bu kadar etkili bilmiyorum ama sıcakta bildiğiniz "kırmızı" oluyorum. Renk ya, bildiğiniz al bayrak! O yüzden kış gelsin, ruh gibi olayım, terlemeyeyim.
Annemin yaptığı el emeği göz nuru yeni cicilerimin bitmiş hali de elime geçtikçe iyice hevesleniyorum kışa. Güzel güzel örmüş valideciğim. Bunlar üstümde daha hoş tabi.
İnsanın ders çalışası da gelmiyor hava sıcak olunca. Artık kış gelsin de hem şunları giyeyim hem de ders çalışayım.
Şunu da kaç ay önce aldım haaaala giyicem;
Ben gidiyorum o zaman. Böyle uğrar, gözükürüm sizlere. Tabi bakıyorsanız asedefegehejekele
İngilizce çalışayım ben o zaman. Yakşamlar.