9 Ekim 2013 Çarşamba

ŞİMDİKİ DE HAYAT MI?

   Gönül rahatlığıyla "Bence yaz tatiline geri dönmeliyiz!!" diyebiliyorum. 

   
   Fındık toplamak gibi zorlu bi' yaşam mücadelesinin ardından hem cebimize giren banknotlar hem de gittiğimiz tatil bize ilaç gibi geldi. Böylelikle hem ilk kendi kazancımı almış hem de ilk defa tam anlamıyla tatile gitmiş oldum. Yine olsa yine fındığa gidebilirim diyorum o tatilden sonra arkadaşlar. O kadar beyni yaktım yani. Ama şimdi nerdeyim? Gökse Kız Apart... Kaderin bir cilvesi işte.

   



   Gece bile 28 derece olabilen bir yerden nasıl memnun kalmazsınız ki!!! Korsan gemimizden tut da gece eğlencelerine kadar tarifsiz bi' şeydi. Babamın askerlik arkadaşı da var, Mehmet amca. Oğlu Hamza ile Melih ve ben inanın tek kelimeyle kusursuz anlar yaşadık. O kadar ki koskoca Antalya'da bizim köylü ve hatta neredeyse akrabamız olan biriyle tanıştık. Her şey kusursuzdu. Anlatmak imkansız. Yıllarca az da olsa bronzlaşmaya çalıştım, tenim daha taze görünsün istedim. Bunu Fatsa'da sabah saat 9'da plaja gidip akşam 8'de dönerek yapmaya çalıştım, zorla biraz oldu gibi. Ama Antalya Side'de 4 gün geçirdim, istediğim gibi oldum. Tabii şu an yine sevimli hayalet Casper gibiyim. Beyaz olmanın dezavantajlarına merhaba deyin.


MEMLEKETNAME

   Bu yaz tatili gerçekten bi' YAZ TATİLİ idi. Baktım şöyle bi' tatil her açıdan mı tatile benzer diye... Gerçekten tatildi yani. O kadar inanamıyorum ki!
   
   Muhteşem memleketimde olaylar, gaflar, maceralar bitmiyor tabii ki. Batuhan ve Cem ikilisi resmen dünyaya boş vermek için gelmişler. Adamlarda en ufak mı tasa olmaz. Bu yüzden çok eğlendik herhalde. Melih için de sosyalleşmek için fırsat oldu. Canını yedğim kardeş sıfatlısı.
   
   Gece eve dönüş turunda renkli dakikalar yaşadık. Yine bir "çöp dökme" vakası. Bu eminim yurdun her bir köşesinde yaşanıyordur ama kendi memleketimde olunca daha gülünesi bi' hal alıyo benim için.
   Batuhan'ın elime domates tutuşturması da var tabii. Baktık bi' kamyon domates. Dedim "Batuhan şunlardan bi' tane alıp ayak üstü yiyelim." "Kanka yorulma ben alırım." dedi. Domatesin en son akıbeti hakkında hiçbirimiz bilgi sahibi değiliz. En son Cem büyük bir hızla fırlatmıştı asfalta.




   Benim sevgili "guud bradır"ım, canımın içi... Belgesel çekimim için gün doğumu gerekiyordu. Her sabah kalkıp gün doğumu çekerken bi' de güzel kare yakalamış. Ama işin kötü yanı belgeselde gün doğumu görüntüsü koymaktan vazgeçmiş olmam... Elimizdeki imkanlarla güzel bi' gün doğumu görüntüsü çıkmıyor ne yazık ki. Aaa, şimdi muhteşem şehrimin, kusursuz evimin ve şahane balkon manzaramı nasıl özledim. Bayramda gitmek lazım mutlaka. Boğazımdan bi' ev kahvaltısı geçsin be. Bu da başka bir başlığın konusu...

Cem (üstte) ve Batuhan (altta)
   KANKALAR SIFATINIZA HAYRANIM;

DEVAMI GELECEK...