25 Mart 2013 Pazartesi

SÜKUNETİ SAĞLAYALIM!

   Çok zekiyiz. Kimine göre de çok hızlı ve pratik insanlarız. Öyleyiz. Öyle miyiz?
   Asla kârımızın bulunmadığı işleri akıllıca ve hızla yapamayız, yapmayız. Mutlaka terfi etmemiz gerek ya da cebimizin şişmesi. 
   Bir hırsızlık olur, günler hatta belki de aylar sonra bilgi alırız. Tecavüz olur, yapan belli olsa da suçlu beraat eder. Kayıplar, cinayetler ve yüzlerce olay yıllarca çözülemiyor. Belki de hiç.
   Gündemden bahsedelim: Sarrai Sierra vakası. Ne kadar zamanda sonuçlandı olay? Ben tam olarak bilmiyorum ama 1 ayı geçmemiştir. Olay hızla çözüldü, üstüne düşüldü. Neden? Bizim için uluslararası bir itibarı olacaktı. Övülmeli ve mükemmel Türk statüsünde olmalıydık. Olay çok uzamadan çözüldü.
   Cem Gariboğlu olayı da var. Adam zengindi. Girdi ceplere güzel güzel banknotlar, olay uzasa da suçlular gerekli cezayı vaktinde alamadı.
   Şimdi Müge Anlılar, şunlar bunlarda bir sürü insan kargaşa içinde. Hepsi durumları çözülsün istiyor. Yıllarca çözülemeyen onlarca olay var. Çünkü o insanlar ne zenginler ne de uluslararası bir itibar sağlayabilecek konumdalar. Ülkemizdeki birçok aksaklıktan yalnızca ufak bir tanesi. Bizler ise tüm her şey karşısında "SÜKUNETİ SAĞLIYORUZ"

19 Mart 2013 Salı

NE YAZICAKTIM BURAYA?

      Son 2 gündür içime bi' şey kaçtı diyebilirim. Yok, bunu ruh halimden dolayı diyorum. Yanlış olmasın. Bi' insanın gülmesi dahi değişebilir mi?!!! Ben zaten artık gülmüyorum. Bildiğiniz kahkahayla karışık haykırıyorum. Hapishaneye gide gele artık sıyırdım sanırım. Kuvvetle muhtemel nedenin bu olması.
   Zaten annem bizi çocukluğuma geri döndürdü. Gitmiş BİM'den alışveriş yapmış. Küçükken yaptığı gibi aldıklarını odamızda ya da mutfakta en çok kullandığımız yerlere "abur cubur" olarak nitelendirdiğimiz şeyleri yerleştirmiş. Açtığım her yerden bi' şey çıkıyo. Ama onlarla karşılaştığında yaşadığın mutluluk bambaşka bir şey. "Hadi lan ordan, nesi bambaşka?!" diye sormuyosunuz yine ama ben sorulmadan cevap verebilme kapasitesine sahip bir bireyim. Ya çocukluk çok farklı. O zaman yaşadığın şeylerle karşılaşınca garip hissediyosun. Bi' dakika, ağlamıyorum. Ay tabii ki ağlamıyorum! OHA!
   1 aydır okulun kapanmasına 3 ay var. Ben anlamıyorum niye bu kadar uzun bu okul. Yok hayır genel af da çıkmıyo. Geçen koğuşun birinde olay çıktı, yine sorunsuz dağıldılar. Bi' aksiyon da yok. İyice hapishane yaptım okulu. Sınıfın duvarlarına çentik atıp çetele tutucam neredeyse.
   Dersler "Bizi çalışma, bokunu yiyeyim!" şeklinde yalvarıyor adeta. Bunu duyan romanlarım ise "Abla bırak sen dersi mersi, gel bizi oku ;))))))" diyor ve bu durumda kitabı seçiyorum. Sanki seneye sınavda "Kaç roman okudun?" diye soracaklar. Ama bunlar hep genel kültür. HAH! Ben genel kültürle ancak "Kim Milyoner Olmak İster"de para kazanabilirim. Onda da ilk soruda basit bi' şey(!) gelir, elenirim.



   Kendimi memur gibi hissediyorum. Oturmaktan götüm düzleşti afedersiniz. Hava da trip yapan kız gibi, bi' öyle bi' böyle. Yaz gelse tüm sorun çözülecek. (ÇÖZÜLMEDİ!)

5 Mart 2013 Salı

"Lanet olsun bu hayat, lanet olsun bu sevgim"

   Hiçbir Allah'ın kulu da dememiştir ki "Bu kız nerelerde, sesi soluğu çıkmıyor." Ulan bu bloga bakan mı var da desin. Neyse zaten deseniz de ben pek duyacak halde değildim. Şimdi bunların nedenini bi' özet geçeyim...
   Yeni yıl geldi geçti. Neredeyse 2014'e giricez, ben yeni yıl diyorum. O gün oturduk evde çay içtik. Tuhaf bi' şey yok ne yazık ki. Takdirimi alıp 15 tatilde Ankara'ya gittim. Bakın hala hayatımda farklı bi' şey yok.
   Arkadaşlar, lise biterse her şeyin bitmesi mümkün. Bitmeyen lise yapmışlar sanki. Yani şu kısa süreli tatiller de olmasa n'apardık bilemiyorum. Gerçi o tatilde de ben ne yaptım? TEMİZLİK! Evet. Ben bunu Foto Erdal'da genelde yazın yaparım ama dayanamadım yahu! Hazır herkesi şevke getirmişken bi' güzel temizlik işine soktum. Bence gayet muhteşem oldu. Ayşegül'ün olağanüstü temizlik becerisi ve Hicaz'ın gaza gelme(!) yetisi olmasa affedersiniz NAH temizlerdik biz o mutfağı. Sonuç olarak harika oldu. Hala biraz viraneyi andırıyo ama önceden andırmıyodu, ta kendisiydi. Tatil böyle geldi geçti işte.
   Canım, eve yürüyerek gitmek yerine otobüsü tercih ediyo olmamdan başka hayatımda bir tuhaflık falan yok. Okulda -namı diğer F tipi cezaevinde- geçiyo günümün çoğu. Sonra dershane tabii. Şimdi yatsam da uyusam diyorum ama bir yığın ders var. Ama sonra diyorum ki "Lanet olsun bu hayat, lanet olsun bu sevgim" Ders çalışmam lazım geyşalar...