Kuğulu parka gittik fakat kuğu muğu yok ortada. Biz de balıklarla göz banyosu yaptık.
Bir gece kalmamızın ardından sabah erkenden yola çıktık.
Hayret(!) Biz geldik ve Fatsa'da yağmur yok. Bakın bu çok şaşırtıcı. Size göre pek de tuhaf olmayabilir ama biz ne zaman Fatsa sınırları içerisine girsek yağmur yağardı. Bu sefer tam denizlik hava vardı fakat ben giremedim.
Neden?
Çünkü beynim basmıyor.
Fatsa'da ufacık tefecik içi dolu turşucuk tadında arkadaşlarım var. Lakin birisi var ki Ortacık tatlıcık dışı dolu parfümcük -Allah'ım saçmalamayayım diyorum da yapamıyorum ki- tadında bir kardeşceğiziniz var. Kod adı "Gizem." Aslında gerçek adı da Gizem. O hep Gizemdi ve Gizem olarak da gider. -E yeter ama bu kadar saçmalama da Melike, aaa!- Kızın standart bir kokusu var. İşte bunu yapmayı çok istemişimdir. Yani sabir bir kokum olsun, "Burdan Melike geçmiş abiler." desinler diye istiyorum. Gerçi bazı durumlarda bu hoş olmaz. Hadi kaçakçılık yaptın, bi' şey oldu. Hemen kokundan bulurlar vallahi! Ya işte neyse. Bu arkadaşcığım da tanıdığım günden itibaren hep aynı kokuyu kullanıyor. Bu gerçekten benim hoşuma giden bir özelliği.
Kendilerini ön plandan çekmeye çalıştım fakat hiç doğal bir poz olmadı. Bu yüzden arkadan çektim. Bilmem ne kadar estetik oldu. Kod adı Gizem de sol en başta, mavili karşimiz.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder