2 Eylül 2012 Pazar

Orası "Bizim Park"

   İşte o park dile gelse ne kadar eğlendiğimi o bile anlatamaz. 
   Çekimin olduğu akşam Efe'yi de aldık, Hicaz, Melih, ben çıktık. Mert de parkta olucaktı. Mert hiç erken gelir mi? Biz de Efe rahat rahat gezsin diye serbest bıraktık. Bikaç gün önce çiftliğe gönderdi Erdal Ka. Kafesten kaçmış toprağı kazarak. Zekaya bakar mısın! Biz nerden bilelim parkta da kaçacağını. Yaklaşık 1 saat kadar peşinde koşturduk. Mert geldi, biz onunla parka geçtik. Ardından Hicaz ve Melih geldi. Çok kısa zaman sonra da Erdal Kaya.
   Efe gelene kadar n'apsak n'apsak... Sessiz sinema oynayalım dedik. Bunların hepsi gerçekten yazıya dökülemeyecek kadar muhteşem şeylerdi. Ha, Mert'in annesinin yaptığı kurabiyeleri de unutmamak gerek. O yüzden geç gelmiş çocukcağız. Hızlı okuma kursundan ödüllü bi' yarışma başlatmışlar. Kelimeleri vermişler, kompozisyon yazmalarını istemişler. Bu sayfanın sonuna geldiii, ne yazacağına karar veremediii, daha sonra beni şaşırttı. İşte burası kaleme alınmaz canlarım.
   Mert Tosun okuyor yaa. Adamın hayalinde hakim olmak var. Arada geri vitese takıp avukat diyo ama bu çocuk adam olucak.




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder