Bu sene önceki senelerde olduğu gibi çikolatayla, şekerle nefes almadım. Nedense şu sıralar tatlı şeylere karşı büyük antipati besliyorum. Yalnızca şeker markalarına baktım bu sefer. O beğenmediğimiz şekerleri inceledim. Onlar hepsi birer üvey kardeş gibi. Zaten tatları da bi' şeye yaramıyo. Evet, denedim. Tabii bir anı fotoğrafını da unutmadım.
Ben pek sevmem çok uzun süreli bayram ziyaretlerini. Sevgili valideciğimle babacığıma zorr anlar yaşatmadık değil. Uykusuzluktan ölüyoruz, insan içine de öyle ruh gibi çıkmak istemediğimizden onlarla gitmiyoruz, sorun oluyor. En son buna taviz vermeye başladılar. Çok sıkıldım. Bir ara dört yapraklı yonca arayışına çıkacaktım ki anında vazgeçtim.
Ayrıca bu ev ziyaretlerinde evin içindeki eşyalar da çok dikkatimi çekti. Özellikle bir antika tepsi ve altlık takımı. Burada ev sahibinin oğlu -sanırım benden 2-3 yaş kadar büyük- ilgi dolu bakışlarını bizzat görünümümden alamadı(!) Çok ilgiliydi demek istiyorum. Tepsiyi vermesi, "Şurada çek, daha iyi ışık alır." demesi... Ama gerçekten çok güzel eşyalardı.
Daha neler neler. Bayram günleri içerisinde ilgimi çeken bunlar oldu. Daha doğrusu "bayram ziyaretleri" demeliyim.



Hiç yorum yok:
Yorum Gönder