16 Ağustos 2012 Perşembe

Sana Kek YAKTIM!


   Çok şevksiz uyandım sabah. Ama nasıl uykum var, nasıl yorgunum, nasıl kötüyüm.
   Zoraki gittim Şerife teyzeciğimin evine kadar. Maksat kurabiye yapalım da yiyelim, sevinelim, "Ay ne kadar da lezzetli ayoool!" diyelim.
   Diyemedik!
   Neden mi?
   Muhteşem becerimle bir güzel hamuru elceğizlerimle yoğurdum. Tanrım! Ne kadar da hoş oldu. Bir kısmını kakaolu, bir kısmını da beyaz yaptım. Tepsiye dizdim bunları, üstlerine de bir güzel damla çikilatalarımı yerleştirdim. Asıl olay burdan sonra oldu...
   Attım fırına, Şerife teyzeciğim de bir yere kadar gitti. Derken oyalandım ettim. Ben ne bileyim fırını en yüksek dereceye aldığımı. Ayrıca ben yarım saat bekleriz, öyle olur diye düşünüyorum.
   Olmadı!
   Neden mi?
   Çünkü YAKTIM! Evet bildiğiniz kömüş gibi oldu yavrucaklar. Kakaolu olanlar hep pertler zaten.
   "Bu ilk deneyimimdi" diyerek kendimi teselli ediyorum. İlk deneyimim olması da teselli değil ki. Ama hep fırının ayarını bilmediğimden. Ayrıca ne bileyim ben 15 dakika fırında kalsa yeteceğini. Poğaça yaparken gayet de yarım saat kalıyodu o fırında. İşte o öyle değilmiş.
   Neyse ki öğrenmiş oldum. Kötü bir tecrübe oldu ama sonuç itibariyle başardım, sayılır.

1 yorum:

  1. İNSAN NELER YAPAR İSTEYİNCE. BU Bİ ŞEY DEĞİL, DÜŞÜNÜNCE. SEN DE TARİFİ ÖĞRENİNCE....................... olmamış

    YanıtlaSil